HÜSEYİN CAHİT YALÇIN (1874-1957)

Servet-i Fünûn edebiyatına bağlı olarak hikâye roman tenkit hatıra yazmış; gazetecilikle uğraşmıştır. Bir yazı makinesi gibi üretken olmuştur.
Hüseyin Cahit Yalçın Servet-i Fünûn yazarları arasında en çok değişime uğrayan kişilerdir. Sanat hayatına hikaye roman hatta mensur şiir yazarak girmiş ve daha sonra genellikle tenkit ve tartışma yazmıştır.
Eski edebiyata karşı yeni edebiyatı Doğu kültürüne karşı Batı Kültürünü savunmuştur.
Hiçbir zaman Servet-i Fünûn’daki diğer arkadaşları gibi “salt sanatçı” olmamıştır.
Hüseyin Cahit Yalçın dilde üslupçuluktan sanatta duygusallıktan fazla katı bir gerçekçiliğe akla mantığa ve bilime yönelmiştir. Özellikle “Hayat-ı Hakikiye Sahneleri” adını taşıyan kitabındaki hikayeleri kendisinin bu yönünü çok iyi belgeler. Bu hikayeler bir sanat ürününden çok günlük bir gazete haberi veya röportaj havasını yansıtır.
Eserlerini realist bir görüşle iç ve dış gözleme dayanarak yazılmıştır.
Hikaye roman fıkra ve mensur şiirlerinin dışında yalın süssüz yapmacıksız bir dil kullanmış. Türkçenin sadeleşmesinde rolü büyüktür. Dönemin en çok eser veren sanatçılarından olmuştur.
Eserleri: Nadide (ilk roman denemesi); Hayat-ı Muhayyel (Hikaye) Hayal İçinde (Roman) Hayat-ı Hakikiye Sahneleri(Hikaye- Fıkra-Mensur Şiir) Kavgalarım (Tenkit-Tartışma) Tarih-i Umumî-i Türkçe Sarf ve nahiv (Dilbilgisi) Edebî Hatıralar Talat Paşa (Biyografi) Seçme Makaleler.