Kayıt ol

Forum Tutku, Forum Sitesi, Forum Siteleri, Eğlence, Haber Foruma Hoş Geldiniz.

If this is your first visit, be sure to check out the FAQ by clicking the link above. You may have to register before you can post: click the register link above to proceed.

Etiketlenen Kullanıcılar

Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

felsefeye giriş, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlak felsefesi çıkmış sorular

Felsefe ve Din Kültürü Katagorisinde ve 11.Sınıf Felsefe ve Din Kültürü Forumunda Bulunan felsefeye giriş, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlak felsefesi çıkmış sorular Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Felsefenin Bölümleri (Bilgi Felsefesi) – 7 soru 1. – Locke’a göre insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi yoktur. Her türlü ...

  1. #1
    Kayıtlı Üye
    ProfessionaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üye No
    12
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2012
    Nereden
    کıκıитı Чσκ
    Mesajlar
    37.055
    İlişki Durumu: İlişkisi yok
    Konular
    25450
    Teşekkür
    88
    481 mesaja 550 teşekkür aldı
    Blog Entries : 172
    Ruh Hali
    Meskul
    Mentioned
    101 Post(s)
    Etiketler
    223 Konuda Etiketlendi
    Tecrübe Puanı : 2049
    Array
    Durumu
    Offline


    felsefeye giriş, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlak felsefesi çıkmış sorular

    Felsefenin Bölümleri (Bilgi Felsefesi) – 7 soru

    1. – Locke’a göre insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi yoktur. Her türlü bilgi gözlem ve duyuların kullanımı sonucunda oluşur.
    – Platon’a göre ise bilgi hatırlamaktır. Çünkü insanlar bilgileri deneyle elde etmezler bilgiler insan zihninde doğuştan yer alır.
    Yukarıda Locke ve Platon’un bilgi felsefesinin hangi temel sorusuna verdiği cevaplar yer almaktadır?

    A) Bilimsel açıklama nasıl olmalıdır?
    B) Doğru bilginin ölçütü nedir?
    C) Bilginin sınırları nelerdir?
    D) Bilginin kaynağı nedir?
    E) Bilimsel bilginin değeri nedir?


    “Locke” insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi yoktur” derken bilginin kaynağı olarak gözlem ve duyuları göstermektedir. Platon “Bilgi hatırlamaktır” derken bilginin kaynağı olarak insan zihnini göstermektedir. Buna göre parçada Locke ve Platon “Bilginin kaynağı nedir?” sorusuna cevap aramaktadır. Locke’a göre bilginin kaynağı gözlem ve deneydir; Platon’a göre doğuştan insan zihninde yer alanlardır.



    2. Dünyada olup bitenlerin doğru veya yanlış olması söz konusu değildir. Doğruluk düşüncelerin yargıların önermelerin bir özelliğidir. Doğruluğun ölçütü de bir tasarının ele aldığı nesneye ne derece uygun olduğudur. Yani bir bilgi ele aldığı gerçeği olduğu gibi yansıtıyorsa doğru yansıtmıyorsa yanlıştır.
    Bu görüşe göre doğru nedir?

    A) Düşüncenin gerçekle uyuşmasıdır.
    B) Yaşamda işe yarayanların bilgisidir.
    C) Zihindeki tasarımlar arasındaki tutarlılıktır.
    D) Aklın kavramlarıyla kanıtlanmış önermelerdir.
    E) Gözlem ve deneye dayalı açıklamalardır.


    Gerçeğe uygun olan onu kendisinde olduğu gibi yansıtan önermeler doğrudur. “Sokrates rasyonalist bir filozoftur.” yargısının doğruluğu yargının gerçekte var olan bir şeyi belirtmesine yani Sokrates’in rasyonalist olmasına bağlıdır. Buna göre düşüncenin gerçekle uyuşması “doğru”yu ifade eder.



    3. De**y’e göre insanın bilgi edinme eylemi bir sorunla karşılaştığı anda başlar. Örneğin ormanda kaybolan bir kişi yolunu bulmak için yoğun bir biçimde düşünmeye başlar. Güneşin ve arazinin durumu şimdiye kadar yürüdüğü yön gibi verileri hesaba katarak bir çözüm bir bilgi üretir. Eğer ürettiği çözüm ormandan kurtulmasını sağlıyorsa bilgi doğru sağlamıyorsa yanlıştır.
    Bu parçaya göre De**y bilgi edinmede aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamaktadır?

    A) Bilen birine danışmanın
    B) Soru sormanın
    C) Sezgilerden yararlanmanın
    D) Şüphe etmenin
    E) Problem çözmenin


    Parçada bilginin doğru ya da yanlış olması o bilginin işe yaramasına veya problemi çözmesine bağlanmıştır. Ormanda kaybolan kişinin ormandan çıkmasını sağlayan bilgi doğru kabul edilmiştir.


    4. Gerçeklik düşünülen ya da zihinde tasarlanan değil somut ve bilinçten bağımsız olarak var olandır.
    Bu tanıma göre aşağıdakilerden hangisi bir “gerçeklik” örneği değildir?

    A) Bir kalp hastasının tedavisinde kullanılan ilaç
    B) Haberleşmede kullanılan telgraf makinesi
    C) Picasso’nun bir müzede sergilenen tabloları
    D) Bir çemberin alanını hesaplamada kullanılan  (pi) sayısı
    E) Bir fabrikanın çevre kirliliğine yol açan atıkları


    Gerçeklik düşünülen ya da tasarlanan değil somut ve bilinçten bağımsız var olan olarak tanımlanmıştır.  (pi) sayısı soyut olduğundan ve bilinçten bağımsız olmadığından gerçeklik kaps***** girmez ancak düşüncede vardır.



    5. Gazâli’ye göre duyular da akıl da yanıltıcıdır; onlara dayanarak mutlak gerçeğe ulaşmak olanaksızdır. Mutlak gerçeği apaçık biçimde kavramanın yolu gönülden geçer. Duyuların ve aklın bize veremeyeceği bu bilgiye ancak gönül gözüyle ulaşabiliriz.
    Gazâli’nin bu düşüncesine dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

    A) Gerçek ideasından pay alanlar dışında hiçbir şey doğru değildir.
    B) Gerçek gözlem ve deneyler yoluyla kavranabilir.
    C) Gerçek ancak mistik bir görü ile sezilebilir.
    D) Gerçeğe insanın özüne ait olan öğelerle ulaşılamaz.
    E) Gerçek anlama yetisinin kategorileri aracılığıyla kavranır.


    ''Büyümeden yaşlandım ben Hayat bana ilk gördüğüm insanların İlk gördüğüm gibi olmadığını öğretti''






    Siverekli


  2. #2
    Kayıtlı Üye
    ProfessionaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üye No
    12
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2012
    Nereden
    کıκıитı Чσκ
    Mesajlar
    37.055
    İlişki Durumu: İlişkisi yok
    Konular
    25450
    Teşekkür
    88
    481 mesaja 550 teşekkür aldı
    Blog Entries : 172
    Ruh Hali
    Meskul
    Mentioned
    101 Post(s)
    Etiketler
    223 Konuda Etiketlendi
    Tecrübe Puanı : 2049
    Array
    Durumu
    Offline


    Cevap: felsefeye giriş, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlak felsefesi çıkmış sor

    AHLAK FELSEFESİ
    Felsefenin Bölümleri (Ahlâk Felsefesi) – 6 soru

    1. Devletin yönetim şekli ister teokratik ister monarşik ister oligarşik ister demokratik olsun; yalan söylememek aileyi korumak ve çocukları eğitmek zorda kalan kimselere yardım etmek doğayı sevmek ve korumak gibi ahlak kuralları hemen hemen her toplumda her zaman görülür.
    Bu cümlede ahlak kurallarının hangi yönü vurgulanmaktadır?

    A) Evrensel olmaları
    B) İnsanlar arası etkileşimi sağlamaları
    C) Toplumsal değişmeyi sağlamaları
    D) Yaptırım gücüne sahip olmaları
    E) Toplum düzeninin korunmasına katkıda bulunmaları


    Ahlâk kuralları yönetim şekillerinden bağımsız olarak her toplumda ve her zaman görülüyorsa bu ahlâk kurallarının her yerde ve her zaman var olması bakımından “evrensel” olduğunu gösterir.


    2. Vicdan insanın kendi davranışlarının ahlâkça değerli olup olmadığına karar vermesine yardımcı olan bir hakemdir. Bu yeti sayesinde insan yapıp ettiklerinin toplumda var olan değerlere uygunluğu açısından yargıya varır.
    Bu görüşe göre vicdan aşağıdakilerden hangisi konusunda yargıya varılmasına yardımcı olur?

    A) Doğal veya doğaüstü olay
    B) Güzel veya çirkin nesne
    C) Doğru veya yanlış bilgi
    D) İyi veya kötü eylem
    E) Basit veya karmaşık görüş
    (1999 - ÖSS)


    Vicdan yetisi insanın kendi yapıp ettiklerinin toplumdaki ahlâki değerlere uygunluğu açısından iyi veya kötü eylem şeklinde yargıya varılmasında yardımcı olur. Çünkü “iyi” ve “kötü” ahlâk davranışlarına ait yargıyı ifade eder. Vicdan da iyi ve kötünün değerlendirilmesinde hakem rolü oynar.



    3. Bir düşünüre göre ahlâki değerler doğru ya da yanlışı bireylerin kanılarından bağımsız olarak belirler. Örneğin “**dürmek kötüdür.” yargısı tıpkı “Üçgenin iç açılarının toplamı 180° dir.” yargısı gibi doğruluğu insanların duygu ve eğilimlerine göre değişmeyen bir yargıdır.
    Bu düşünür ahlâk değerlerinde hangi özelliğin bulunduğunu öne sürmektedir?

    A) Erdemli yaşamanın bir aracı olma
    B) Tanımlanamaz nitelikte olma
    C) Zamanla değişme
    D) Nesnel olma
    E) İnsanlar arasındaki ilişkileri yönlendirme
    (1999 - ÖSS)


    Ahlâki değerlerin doğruluğunun bireylerin kanılarından bağımsız olduğunu duygu ve eğilimlere göre değişmediğini belirten düşünür ahlâk değerlerinde nesnel olma özelliğinin bulunduğunu öne sürmektedir. “**dürmek kötüdür” gibi ahlâk yargısının nesnel oluşunu “Üçgenin iç açılarının toplamı 180°C dir.” şeklindeki nesnel bir yargıyla karşılaştırarak örneklendirmektedir.



    4. Faydacı ahlak anlayışına göre en çok sayıda insana en büyük ölçüde mutluluk sağlayan eylem ahlaki bakımdan doğru eylemdir. Dolayısıyla bir eylemi doğru veya yanlış olarak değerlendirmek için öncelikle o eylemin ilgili kişilerin tümüne sağladığı hazlara ve getirdiği acılara bakmak gerekir.
    Bu parçaya göre faydacı ahlak anlayışı bir eylemin ahlaki bakımdan doğru olup olmadığını değerlendirirken aşağıdakilerden hangisini ölçüt alır?

    A) Eylemin sonuçlarını
    B) Eylemde bulunan kişilerin niteliklerini
    C) Eylemin hangi koşullarda gerçekleştirildiğini
    D) Toplumun eylemde bulunan kişiye karşı tutumunu
    E) Eylemin hangi amaçla yapıldığını
    (2000 - ÖSS)


    Faydacı ahlak anlayışı bir eylemi değerlendirirken eylemin sonucunda ortaya çıkacak olan hazzı acıyı mutluluğu esas almaktadır. Dolayısıyla bu ahlak anlayışında bir eylemin ahlaki bakımdan değeri doğru olup olmadığı belirlenirken eylemin sonuçları ölçüt alınmaktadır.



    5. Erdemli insan yalnızca erdemli olma özelliklerini taşıyıp bunun bilincinde olan insan değildir; eylemleriyle de sahip olduğu erdemleri yansıtabilmelidir. Çağımızda erdemler üzerine konuşulup erdemli olmaya ait bilgiler üretilmesine karşın insanların eylemleri ve sözleri birbirini tutmamaktadır. Erdemli insan bilgisi ile yaptığı düşüncesi ile eylemi arasında boşluk olmayan insandır.
    Bu parçada erdemin hangi yönü vurgulanmaktadır?

    A) Gözlemlenebilmesinin çok zor olduğu
    B) Eylem alanına da taşınması gerektiği
    C) Ancak bilgili kimselerin sahip olabileceği
    D) Sonucunun kişiye bir başarı olarak dönmesi geREKİR
    ''Büyümeden yaşlandım ben Hayat bana ilk gördüğüm insanların İlk gördüğüm gibi olmadığını öğretti''






    Siverekli


  3. #3
    Kayıtlı Üye
    ProfessionaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üye No
    12
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2012
    Nereden
    کıκıитı Чσκ
    Mesajlar
    37.055
    İlişki Durumu: İlişkisi yok
    Konular
    25450
    Teşekkür
    88
    481 mesaja 550 teşekkür aldı
    Blog Entries : 172
    Ruh Hali
    Meskul
    Mentioned
    101 Post(s)
    Etiketler
    223 Konuda Etiketlendi
    Tecrübe Puanı : 2049
    Array
    Durumu
    Offline


    Cevap: felsefeye giriş, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlak felsefesi çıkmış sor

    Bilgi Felsefesi

    1. – Locke’a göre insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi yoktur. Her türlü bilgi gözlem ve duyuların kullanımı sonucunda oluşur.
    – Platon’a göre ise bilgi hatırlamaktır. Çünkü insanlar bilgileri deneyle elde etmezler bilgiler insan zihninde doğuştan yer alır.
    Yukarıda Locke ve Platon’un bilgi felsefesinin hangi temel sorusuna verdiği cevaplar yer almaktadır?
    A) Bilimsel açıklama nasıl olmalıdır?
    B) Doğru bilginin ölçütü nedir?
    C) Bilginin sınırları nelerdir?
    D) Bilginin kaynağı nedir?
    E) Bilimsel bilginin değeri nedir?
    (1995-ÖYS)

    2. Dünyada olup bitenlerin doğru veya yanlış olması söz konusu değildir. Doğruluk düşüncelerin yargıların önermelerin bir özelliğidir. Doğruluğun ölçütü de bir tasarının ele aldığı nesneye ne derece uygun olduğudur. Yani bir bilgi ele aldığı gerçeği olduğu gibi yansıtıyorsa doğru yansıtmıyorsa yanlıştır.
    Bu görüşe göre doğru nedir?
    A) Düşüncenin gerçekle uyuşmasıdır.
    B) Yaşamda işe yarayanların bilgisidir.
    C) Zihindeki tasarımlar arasındaki tutarlılıktır.
    D) Aklın kavramlarıyla kanıtlanmış önermelerdir.
    E) Gözlem ve deneye dayalı açıklamalardır.
    (1997-ÖYS)

    3. De**y’e göre insanın bilgi edinme eylemi bir sorunla karşılaştığı anda başlar. Örneğin ormanda kaybolan bir kişi yolunu bulmak için yoğun bir biçimde düşünmeye başlar. Güneşin ve arazinin durumu şimdiye kadar yürüdüğü yön gibi verileri hesaba katarak bir çözüm bir bilgi üretir. Eğer ürettiği çözüm ormandan kurtulmasını sağlıyorsa bilgi doğru sağlamıyorsa yanlıştır.
    Bu parçaya göre De**y bilgi edinmede aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamaktadır?
    A) Bilen birine danışmanın
    B) Soru sormanın
    C) Sezgilerden yararlanmanın
    D) Şüphe etmenin
    E) Problem çözmenin
    (1995-ÖYS)

    4. Gerçeklik düşünülen ya da zihinde tasarlanan değil somut ve bilinçten bağımsız olarak var olandır.
    Bu tanıma göre aşağıdakilerden hangisi bir “gerçeklik” örneği değildir?
    A) Bir kalp hastasının tedavisinde kullanılan ilaç
    B) Haberleşmede kullanılan telgraf makinesi
    C) Picasso’nun bir müzede sergilenen tabloları
    D) Bir çemberin alanını hesaplamada kullanılan pi sayısı
    E) Bir fabrikanın çevre kirliliğine yol açan atıkları
    (1994-ÖYS)

    5. Gazâli’ye göre duyular da akıl da yanıltıcıdır; onlara dayanarak mutlak gerçeğe ulaşmak olanaksızdır. Mutlak gerçeği apaçık biçimde kavramanın yolu gönülden geçer. Duyuların ve aklın bize veremeyeceği bu bilgiye ancak gönül gözüyle ulaşabiliriz.
    Gazâli’nin bu düşüncesine dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
    A) Gerçek ideasından pay alanlar dışında hiçbir şey doğru değildir.
    B) Gerçek gözlem ve deneyler yoluyla kavranabilir.
    C) Gerçek ancak mistik bir görü ile sezilebilir.
    D) Gerçeğe insanın özüne ait olan öğelerle ulaşılamaz.
    E) Gerçek anlama yetisinin kategorileri aracılığıyla kavranır.
    (1998-ÖYS)

    6 İnsan hiçbir şeyi hatta kendi şüphesini bile onaylamamalıdır.
    Bir Septik düşünüre ait olan bu sözlerle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Her şeyden şüphe etmek gerçeğe ulaşmayı engeller.
    B) İnsan hiçbir şey hakkında tek başına karar vermemelidir.
    C) Gerçek bilinemeyeceği için hiçbir şey hakkında hüküm vermemelidir.
    D) İnsan bilmediği şeyleri öğrenmeye çalışmalıdır.
    E) İnsan onayladığı şeylerden artık şüphe etmemelidir.
    (1990-ÖYS)

    7.Filozofların ilahiyat konusunda genelzorunludoğru ve apaçık önermeleri olmadığını ortaya koyanTanrı hakkındaki gerçek bilgiye filozofların yaptığı gibi çıkarımlar yoluyla değilTanrı'yı içinde duyarak ulaşılabileceğini söyleyenTahafut(Tutarsızlık)a dlı yapıtıyla tanınan İslam düşünürü kimdir?
    A)İbn-i Rüşd
    B)Gazali
    C)İbn-i Sina
    D)Farabi
    E)Sühreverdi
    (1990-ÖYS)

    8.Şüpheci (Septik) filozoflardan Pyrrhon’a göre:
    – Duyular ve akıl bize nesneleri olduğu gibi değil göründükleri gibi yansıtırlar.
    – Her şey için eşit güce sahip ve birbirinin karşıtı olan iki ayrı kanıt ileri sürülebilir;
    – Bu iki nedenden ötürü her türlü mutlak yargı ve değerlendirmeden kaçınılmalıdır.
    Pyrrhon’un bu görüşlerinin dayandığı varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Kesin yargıya ancak şüphe ederek ulaşılabilir.
    B) Kesin bilgiye ulaşmak olanaksızdır.
    C) Her filozof kendinden önceki bilgi birikimini sorgulamalıdır.
    D) Her türlü bilginin kaynağı sezgidir.
    E) Yanlışlığı kanıtlanmadığı sürece her bilgi doğrudur.
    (1995-ÖYS)

    9.Dünyada olup bitenlerin doğru veya yanlış olması söz konusu değildir. Doğruluk düşüncelerin yargıların önermelerin bir özelliğidir. Doğruluğun ölçütü de bir tasarının ele aldığı nesneye ne derece uygun olduğudur. Yani bir bilgi ele aldığı gerçeği olduğu gibi yansıtıyorsa doğru yansıtmıyorsa yanlıştır.
    Bu görüşe göre doğru nedir?
    A) Düşüncenin gerçekle uyuşmasıdır.
    B) Yaşamda işe yarayanların bilgisidir.
    C) Zihindeki tasarımlar arasındaki tutarlılıktır.
    D) Aklın kavramlarıyla kanıtlanmış önermelerdir.
    E) Gözlem ve deneye dayalı açıklamalardır.
    (1997-ÖYS)

    10.Timon;
    • Nesneler gerçekte nasıldır?
    • Nesneler karşısındaki tutumumuz ne olmalıdır?
    sorularını sırasıyla
    • Nesnelerin gerçek yapısı kavranamaz.
    • Nesneler karşısında yargıdan kaçınmalıyız.
    şeklinde cevaplamaktadır.
    Timon’un bu cevapları onun felsefe tarihinde hangi görüşün temsilcisi olduğunun göstergesidir?
    A) Materyalizm B) Dogmatizm C) Sezgicilik
    D) Şüphecilik E) Bencillik
    (1997-ÖYS)

    11.Kant bilme sürecinde aklın ve deneyin katkılarını ortaya koyabilmek için aklı “mahkemeye çıkarır”. Amacı aklın sınırlarını neleri bileceğini ve bilemeyeceğini belirlemektir. Ancak burada sorgulayan da sorgulanan da akıldır.
    Bu parçada Kant’ın hangi düşüncesi söz konusu edilmektedir?
    A) Anlama yetisinin sonsuzluğu
    B) Metafiziğin savaş alanı
    C) Aklın kendi kendini eleştirmesi
    D) Fenomenlerin bilgisinin eleştirilmesi
    E) Nesnelliğin yanıltıcılığı
    (1997-ÖYS)

    12.İlkçağ düşünürlerinden biri olan Xenophanes mitolojiyi eleştirerek şöyle demiştir : “İnsanlar sanıyorlar ki tanrılar da kendileri gibi doğmuşlardır kendileri gibi giyinirler ve kendileri ile aynı biçimdedirler. Nitekim Habeşler tanrılarını kendileri gibi kara ve yassı burunlu Trakyalılar ise sarışın ve mavi gözlü olarak düşünürler. Bu düşünceyi biraz daha ileriye götürerek diyebiliriz ki atların aslanların elleri olup da resim yapabilselerdi atlar tanrılarını at gibi aslanlar da aslan gibi çizerlerdi.”
    Xenophanes bu sözleriyle aşağıdakilerden hangisini eleştirmektedir?
    A) İnsanların tanrı düşüncesini kendi özellikleriyle sınırlamasını
    B) İnsanların tek bir tanrı ideali üzerinde birleşememesini
    C) Tanrıların insanüstü güçlerinin olduğunun düşünülmesini
    D) İnsanların ibadet biçimlerinin birbirinden farklı olmasını
    E) Hayvanların tanrı tasarımının dışında tutulmasını
    (1998 - ÖSS)

    13.Hegel'e göre felsefenesnelerin düşünceyle görülmesidüşünceyle ele alınmasıdır.Düşünme kendi kendisiyle beslenir;dışarıdan sağlanacak bir gerece gerek yoktur.Hegel gerçeğedeneye hiç başvurmadan düşünceyle ulaşmaya çalışır.
    Hegel'in bu yaklaşımında temel aldığı görüş aşağıdakilerden hangisidir?
    A)Bilginin kaynağı duyumlar değilakıldır.
    B)Doğuştan gelen hiçbir kavram yokturtüm kavramlar yaşantılar yoluyla kazanılar.
    C)Bilgi ancak mistik bir sezgi ile elde edilir.
    D)Düşünme yetisi bireyin algıladıklarıyla sınırlıdır.
    E)Düşünce yalnızca bir eylem aracıdır ve ancak bir araç olarak değer taşır.
    (1999-ÖSS)

    14.Sokrates konuşmalarında kendisinin hiçbir şey bilmediği gerekçesiyle karşısındaki kişiye sorular yöneltir. Bu sorular ve onlara aldığı cevaplarla önce o kişinin ortaya koyduğu düşüncenin üstünkörülüğünü temelsizliğini gösterir. Sorularına devam ederek konuştuğu kişinin doğru düşünceye ulaşmasına yardımcı olur. Kendi deyişiyle “ruhta uyku halinde bulunan düşünceleri doğurtmaya” uğraşır.
    Sokrates’in bu yaklaşımının temelinde aşağıdaki görüşlerden hangisi vardır?
    A) Bilgiye o konuda uzman kişilerin görüşleri alınarak ulaşılır.
    B) Bilgi karşıt görüşlerin uzlaştırılmasıyla oluşur.
    C) Saklı olan doğrular insanın sorgulama yoluyla düşündürülmesi sonucu ortaya çıkar.
    D) Apaçık olmayan gerçeklere erdemli kişiler gibi erdemsiz kişiler de ulaşabilir.
    E) Doğrular duyularımızın ve aklımızın kavrayabilme gücüyle sınırlıdır.
    (1999 - ÖSS)

    15.Bir düşünür duyuları küçümseyen salt akılcı görüşe karşı duyuların ağzından şöyle söylemektedir: "Zavallı akıl beni çürütmek için dayandığın kanıtları yine benden alıyorsun."
    Düşünürün bu sözle anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İnsan duyularından gelen bilgiyi edilgen biçimde almaz; onları şüphenin ve aklın süzgecinden geçirerek yorumlar.
    B) Duyulardan gelen bilginin doğru olup olmadığını yine duyulardan gelen başka bilgilerin kullanılmasıyla anlaşılır.
    C) Duyular duyu organlarına yani bedenimize bağlı olduğu için sınırlıdır; akıl ise maddesel olmadığı için sınırsızdır.
    D) Duyular bize olayların gerçek nedenlerini söyleyemez; olayların özü ancak akılla kavranabilir.
    E) Doğadaki her şey duyularla algılanması olanaksız olan ve hiçbir zaman değişmeyen birlik maddeden oluşmuştur.
    (1999-ÖSS)

    16.Gerçek sadece deneyimde vardır hem de sadece herkesin kendi deneyiminde. Bu deneyimler bir başkasına nakledildiği an öyküye dönüşür. Olaylardaki gerçeği kesin gerçeği ispatlama olanağı yoktur. Olsa da bundan kaçınmak gerekir. Hayatın gerçekliği konusunu tartışmayı filozoflara bırakmalıyız. Gerçek olan benim şu an denizin kıyısında oturuyor olmam ay ışığının yansımasını denizin sularında görmem Gerçek olan benim.
    Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılamaz?
    A) Yaşantıların öznel olduğu
    B) Gerçekliğin yaşadıklarımızı fark etmemizle ilgili olduğu
    C) Gerçeğe ancak yaşayarak ulaşılabileceği
    D) Yaşanılanların başkasına aynen aktarılamayacağı
    E) Gerçekliği filozofların dışında kimsenin anlayamayacağı
    (2003-ÖSS)

    17.En büyük bilgi bildiklerimizden başka bilgilerin de olduğunu bilmektir.
    Bu cümlede savunulan görüş aşağıdakilerden hangisiyle paralellik gösterir?
    A) İnsan aklıyla her şeyi bilebilir.
    B) Bilgiler bizim bildiklerimizle sınırlı değildir.
    C) En doğru bilgi işimize en çok yarayan bilgidir.
    D) Doğru bilgiye yalnızca sezgilerle ulaşılamaz.
    E) Güvenilir bilgiler kendi deneyimlerimizden edindiklerimizdir.
    (2003-ÖSS)

    18.Dünyanın ya da bilimin bana herhangi bir felsefi sorunun sunacağını sanmıyorum. Bana felsefi sorunlar sunan diğer filozofların dünya ya da bilim hakkındaki yorumlarıdır. Genelde iki tür sorunla ilgileniyorum: Birincisi filozofun ne demek istediğini tam ve doğru olarak kavramak ikincisi de söylediklerinin doğruluğuyla ilgili doyurucu dayanak olup olmadığını bulmak.
    Bu parçada sözü edilen iki sorun sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
    A) Anlama – Temellendirme
    B) Doğrulama – Yanlışlama
    C) Açıklama – Anlama
    D) Yorumlama – Tanımlama
    E) Öndeyide bulunma – Açıklama
    (2003-ÖSS)

    19.Varlıklar sizin onlar karşısında duruşlarınıza göre gösteriyorlar kendilerini. Önümdeki bir demet gül ona bir botanik uzmanı olarak yaklaştığımda kendini botanik biliminin kavramlarıyla sunar. Bir teorik fizikçi olarak atomlardan fotonlardan kuarklardan oluşan bir madde olarak verir kendini. Öte yandan bir ressam ya da bir şairsem ne denli farklı “yüzleriyle” sunacaktır kendini.
    Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
    A) Her varlık kendini diğer varlıklardan farklı gösterir.
    B) Doğru bilgi varlığı yansıtan bilgidir.
    C) Bilimler varlığın özünü anlamamızı kolaylaştırır.
    D) Varlığın algılanışı algılayana bağlıdır.
    E) Kişisel tutumlar varlığın özünü değiştirir.
    (2004-ÖSS)

    20.Birkaç yıl önceydi bir duvara doğru yürüyordum. Baktım hırpani biri bana doğru geliyor. ;Kim bu kılıksız tuhaf adam?; dedim kendi kendime. Sonra bir de baktım duvar meğer aynaymış; kendime bakıyormuşum.
    O adam birden ince zarif üzerinden anlayışlılık
    akan biri olup çıkıverdi.
    Bu parçada anlatılan durum aşağıdakilerden hangisine bir örnektir?
    A) Bilgilerimizin dış dünyayı ayna gibi yansıttığına
    B) Algıların duruma bağlı değerlendirmeler olduğuna
    C) Aklın bilgilerimizin tek kaynağı olduğuna
    D) Nesnel bilginin evrensel bilgi olduğuna
    E) Var olmanın algılanmakla eşdeğer olduğuna
    (2005-ÖSS)

    21.Arabamın motoru çalışmıyor. Tamirciye gösterip
    "Karbüratörde ne var?" diye sorduğumda Hiç diyor. Bunun bir önerme olduğunu kabul edersek bu önerme doğru olabilir mi? Elbette doğru olabilir. Ama bir önerme doğruysa gerçekliğin de onun söylediği gibi olması gerekir. Doğruluğun tanımı bu. Öyleyse karbüratörde bir hiç olması gerekir.
    Bu parçaya göre doğru önermede bulunması gereken özellik aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İfadesinin kısa ve basit olması
    B) Yanlış yoruma kapalı olması
    C) Akla uygun olması
    D) Gerçeğe uygun olması
    E) Duruma göre değişebilmesi
    (2005-ÖSS)

    22.Kaf Dağı'nın ardında Zümrüdüanka kuşu var mı yok mu? Var dediğimizde de yok dediğimizde de fark etmiyorsa bunu bilmenin benim için önemi yoktur. Bununla birlikteKaf Dağı var onun ardında da Zümrüdüanka kuşu var diyorsam ve bu bilgiler benim işime yarıyorsa bunlar doğrudur.
    Bunları söyleyen kişinin görüşü bilgi kuramıyla ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisine uymaktadır?
    A) Kuşkuculuk B) Pragmatizm C) Empirizm
    D) Sezgicilik E) Fenomenolojizm
    (2006-ÖSS)

    23..Bizim varlık düzenimiz nesneleri kendine uydurur her
    şeyi kendine göre değiştirir. Aslında dünyanın ne olduğunu
    bilemez oluruz çünkü her şey bize duyularımızla
    bozulmuş aslından ayrılmış olarak gelir. Pergel
    gönye cetvel bozuk oldu mu onlara göre yapılan
    bütün yapılar da ister istemez kusurlu sakat olur. Duyularımız
    kesin olmadığı için onların ortaya koyduğu
    hiçbir şey de kesin değildir.Peki ama bu ayrılıklar
    karşısında doğruluk hükmünü kim verecek?
    Bu parçada “bilgi kuramı” ile ilgili olarak aşağıdakilerden
    hangisine değinilmemiştir?
    A) Bilginin doğruluk değerine
    B) Duyu bilgisinin eleştirisine
    C) Bilginin göreceli oluşuna
    D) Bilginin kaynağına
    E) Bilginin uygulanabilirliğine
    (2008-ÖSS)

    24.Descartes mutlak anlamda kesin olan başlangıç doğrusuna ulaşabilmek için doğru olduğu açık ve seçik bir biçimde bilinmeyen hiçbir şeyi doğru kabul etmemek gerektiğini düşünür. Kuşku duymayacağı açık ve seçik bilgiden hareket etmek ister. Bu nedenle her şeyden kuşku duymaya yanlış ya da kuşkulu olması muhtemel olduğunu düşündüğü her şeyi reddetmeye karar verir. Ancak yine de kuşku duyamayacağı tek şey olduğunu söyler. Bu da kuşku duyduğundan kuşkuduymamasıdır.
    Bu parçaya dayanarak Descartes’la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?
    A) Açık seçik bilgiye ulaşabildiği
    B) Kuşkuyu sonuna kadar götürdüğü
    C) Akıl bilgisini diğerlerinden üstün gördüğü
    D) Doğuştan fikirlerinin var olduğunu kabul ettiği
    E) Süjeden bağımsız nesneler dünyasının varlığını kabul ettiği
    (2008-ÖSS)

    25.Aristo'nun mantık konusundaki eserlerini ele alıp en ince noktalarına kadar gözden geçiren ve anlatanbu nedenle Muallim-i Sani(İkinci Öğretmen)adıyla da tanınan Türk İslam düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
    A)İbn-i Sina
    B)Gazali
    C)Farabi
    D)Biruni
    E)Mevlana
    (1991-ÖYS)

    26.Metodik şüpheyanılgı ve önyargıları önlemek ve eleme yoluyla şüphe edilemez bir gerçeğe ulaşmak için her şeyden şüphe etmeye dayanır.Bu yolla kendinden hiç şüphe edilmeyen açık seçik bilgilere ulaşılır.Bu bilgilere dayanarakhiç atlama yapmadan yine doğrulukları açık seçik olan öteki bilgilere adım adım geçilir.
    Bu parçada sözü edilen görüş aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
    A)Descartes
    B)Bacon
    C)Huma
    D)Bergson
    E)Kant
    (1991-ÖSS)

    27.İnsan her şeyin ölçüsüdür. Her şey insana nasıl görünüyorsa öyledir. Rüzgâr üşüyen için soğuktur üşümeyen içinse soğuk değildir.
    Protagoras’ın bu görüşünün temelinde aşağıdaki düşüncelerden hangisi yer alır?
    A) Her insan duyu bakımından farklı yaratılmıştır.
    B) Deney yoluyla ulaşılan bilgilerin doğruluğunda şüphe edilemez.
    C) Hiçbir şey var değildir; var olsaydı bile bilinemezdi.
    D) Bir şeyin gerçek açıklamasına ulaşana kadar ondan şüphe edilmelidir.
    E) Algıya dayanan bilgiler algılayanın içinde bulunduğu duruma göre değişir.
    (1992-ÖYS)

    28.Bugün doğru dediğimiz bilgiye yarın yanlış demeye hazırlıklı olmalıyız. Euclid (Öklit) uzayı Aristo mantığı skolastik metafiziği yüzyıllar boyunca faydalı olmuşlardı. Fakat o zaman için faydalı olan bu görüşler daha sonraki deneyimlerimiz için aynı ölçüde elverişli olmamıştır.
    William James’in bu görüşüne temel olan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
    A)Bilgiye ancak doğruyu aramaktan vazgeçildiğinde ulaşılır.
    B)Doğruların değişmesi yaşamın değişmesine neden olur.
    C)Değişmeyen bilgilere ulaşıldığında faydalı bilgiye de ulaşılmış olur.
    D)Kavramlar açık seçik tanımlanmadıkça doğruya ulaşılmaz.
    E)Doğruluğun değerini belirleyen o gün için sağladığı faydadır.
    (1993-ÖYS)


    CEVAPLAR:
    1-D 11-C 21-D
    2-A 12-A 22-B
    3-E 13-A 23-E
    4-D 14-C 24-A
    5-C 15-B 25-C
    6-C 16-E 26-A
    7-B 17-B 27-E
    8-B 18-A 28-C
    9-A 19-D
    10-D 20-B

    ''Büyümeden yaşlandım ben Hayat bana ilk gördüğüm insanların İlk gördüğüm gibi olmadığını öğretti''






    Siverekli


  4. #4
    Kayıtlı Üye
    ProfessionaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üye No
    12
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2012
    Nereden
    کıκıитı Чσκ
    Mesajlar
    37.055
    İlişki Durumu: İlişkisi yok
    Konular
    25450
    Teşekkür
    88
    481 mesaja 550 teşekkür aldı
    Blog Entries : 172
    Ruh Hali
    Meskul
    Mentioned
    101 Post(s)
    Etiketler
    223 Konuda Etiketlendi
    Tecrübe Puanı : 2049
    Array
    Durumu
    Offline


    Cevap: felsefeye giriş, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlak felsefesi çıkmış sor

    Ahlâk Felsefesi

    1.Devletin yönetim şekli ister teokratik ister monarşik ister oligarşik ister demokratik olsun; yalan söylememek aileyi korumak ve çocukları eğitmek zorda kalan kimselere yardım etmek doğayı sevmek ve korumak gibi ahlak kuralları hemen hemen her toplumda her zaman görülür.
    Bu cümlede ahlak kurallarının hangi yönü vurgulanmaktadır?
    A)Evrensel olmaları
    B)İnsanlar arası etkileşimi sağlamaları
    C)Toplumsal değişmeyi sağlamaları
    D)Yaptırım gücüne sahip olmaları
    E)Toplum düzeninin korunmasına katkıda bulunmaları
    cevap:A

    2.Vicdan insanın kendi davranışlarının ahlâkça değerli olup olmadığına karar vermesine yardımcı olan bir hakemdir. Bu yeti sayesinde insan yapıp ettiklerinin toplumda var olan değerlere uygunluğu açısından yargıya varır.
    Bu görüşe göre vicdan aşağıdakilerden hangisi konusunda yargıya varılmasına yardımcı olur?
    A)Doğal veya doğaüstü olay
    B)Güzel veya çirkin nesne
    C)Doğru veya yanlış bilgi
    D)İyi veya kötü eylem
    E)Basit veya karmaşık görüş
    (1999 - ÖSS)
    cevap: D

    3.Bir düşünüre göre ahlâki değerler doğru ya da yanlışı bireylerin kanılarından bağımsız olarak belirler. Örneğin “**dürmek kötüdür.” yargısı tıpkı “Üçgenin iç açılarının toplamı 180° dir.” yargısı gibi doğruluğu insanların duygu ve eğilimlerine göre değişmeyen bir yargıdır.
    Bu düşünür ahlâk değerlerinde hangi özelliğin bulunduğunu öne sürmektedir?
    A)Erdemli yaşamanın bir aracı olma
    B)Tanımlanamaz nitelikte olma
    C)Zamanla değişme
    D)Nesnel olma
    E)İnsanlar arasındaki ilişkileri yönlendirme
    (1999 - ÖSS)
    cevap: D

    4.Faydacı ahlak anlayışına göre en çok sayıda insana en büyük ölçüde mutluluk sağlayan eylem ahlaki bakımdan doğru eylemdir. Dolayısıyla bir eylemi doğru veya yanlış olarak değerlendirmek için öncelikle o eylemin ilgili kişilerin tümüne sağladığı hazlara ve getirdiği acılara bakmak gerekir.
    Bu parçaya göre faydacı ahlak anlayışı bir eylemin ahlaki bakımdan doğru olup olmadığını değerlendirirken aşağıdakilerden hangisini ölçüt alır?
    A)Eylemin sonuçlarını
    B)Eylemde bulunan kişilerin niteliklerini
    C)Eylemin hangi koşullarda gerçekleştirildiğini
    D)Toplumun eylemde bulunan kişiye karşı tutumunu
    E)Eylemin hangi amaçla yapıldığını
    (2000 - ÖSS)
    cevap:A

    5.Erdemli insan yalnızca erdemli olma özelliklerini taşıyıp bunun bilincinde olan insan değildir; eylemleriyle de sahip olduğu erdemleri yansıtabilmelidir. Çağımızda erdemler üzerine konuşulup erdemli olmaya ait bilgiler üretilmesine karşın insanların eylemleri ve sözleri birbirini tutmamaktadır. Erdemli insan bilgisi ile yaptığı düşüncesi ile eylemi arasında boşluk olmayan insandır.
    Bu parçada erdemin hangi yönü vurgulanmaktadır?
    A)Gözlemlenebilmesinin çok zor olduğu
    B)Eylem alanına da taşınması gerektiği
    C)Ancak bilgili kimselerin sahip olabileceği
    D)Sonucunun kişiye bir başarı olarak dönmesi gerektiği
    E)Mutluluk verdiği ölçüde değerli sayılacağı
    (2001 - ÖSS)
    cevap:B

    6.“Kant’a göre bazı kişilerin eylemlerinde ahlâk kurallarına uymalarının nedeni çıkarlarını en iyi böyle davranmakla koruyabileceklerini düşünmeleridir. Bu kişiler ahlâk kurallarına uymadıkları takdirde çıkarlarına zarar gelmeyeceğini kestirirlerse bu kurallara aykırı davranmaktan çekinmezler. Kant ancak insan olmanın değerini korumak amacıyla yapılan eylemlerin iyi olarak nitelendirilebileceği görüşündedir.”
    Kant’ın bu görüşüne dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
    A)İnsanın eylemlerini bu eylemlerin getireceği sonuçlar değil insana duyduğu saygı belirlemelidir.
    B)Ahlâk kurallarına uyan bir kişi çıkarını koruduğunu saklamamalıdır.
    C)Çıkarına düşkün olan bir kişinin eylemleri her zaman ahlâk kurallarına aykırıdır.
    D)Ahlâk kurallarına uyan kişiler böylelikle çıkarlarını da korumuş olurlar.
    E)Çıkarlarını koruyamayan insanlar ahlâk kurallarına uymak zorunda kalırlar.
    (1982 - ÖYS)
    cevap:A

    7."Jean Paul Sartreözgürlüğü insanın omuzlarındaki bir yük olarak görmektedir.Çünkü özgürlükkendisiyle birlikte sorumluluksuç ve ceza getirmektedir.AncxakSartre'a göre özgürlük yine de insan soyluluğunun biricik kaynağıdır."
    Sartre'ın bu görüşünden yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
    A)Özgürlük toplumyaş***** ilişkin konularda kurallarla sınırlandırılır.
    B)Getireceği sonuçları yüklenerek özgürce karar vermek insanı yüceltir.
    C)Sınırsız özgürlük kötüye kullanılabilir.
    D)Bazı davranışların suç sayılıp cezalandırılmasıinsan özgürlüğünü zedeler.
    E)Sorumluluk duygusuinsanı özgürlüğünü kullanmaktan alıkoyar.
    (1982 - ÖYS)
    cevap:B

    8.Deniz yolculuğuna çıkarken gemiyi kaptanı ve mevsimi seçerim. Bu benim işimdir. Yolda bir fırtına koparsa asla umursamam. Bu benim işim değildir. Ben kaptanı seçerim fırtınayla kaptan uğraşır.
    Epiktetos’un bu sözleri Stoacı düşünüşün hangi ilkesini örneklendirir?
    A)En yüce iyilik erdemli olmak için çaba göstermektir.
    B)İnsanlar arasında eşitlik ve kardeşlik doğaya uygun yaşamakla sağlanır.
    C)Bilge kişi tutkudan kaçınabilmeli ona karşı duyarsız olabilmelidir.
    D)Eğitimcinin görevi ispat etmek değil ikna etmektir.
    E)Kişi elinde olanı ve olmayanı bilmeli ona göre davranmalıdır.
    (1989 - ÖYS)
    cevap:E

    9.İslamiyetteTanrıyıevreni ve insanı bir bütün içinde göreninsanın Tanrı ilebaşka insanlarla ve kendisiyle olan ilişkilerini bu bütün içinde arayan ve açıklayan felsefi akıma ne ad verilir?
    A)Kelam
    B)Tefsir
    C)Tasavvuf
    D)Mutezile
    E)Eş'ariye
    (1989 - ÖYS)
    cevap:C

    10.İnsanları kim olursa olsun hangi dine ırka veya zümreye ait olursa olsun sevmek gerektiğini savunan Mevlana bu görüşünü gel gel nerede olursan ol yine gel.
    Kâfir de olsan hoşgörülü de olsan puta da tapsan gel.
    Bizim bu dergâhımız ümitsizlik dergâhı degil.
    Yüz defa tövbeni bozmuş da olsan yine gel! dizeleriyle dile getirmiştir.
    Aşağıdakilerden hangisi bu görüşe temel oluşturan düşüncelerden biridir?
    A)İnsan asıl gerçeği yalnızca akıl yoluyla görerek mutluluğa erer.
    B)Tanrısal öz taşıdıkları için bütün insanlar değerlidir.
    C)İnsanı ele almak insanlarla ilgili her türlü sorunu ele almak demektir.
    D)Gelip geçici zevkler insanın asıl özüne varmasını engeller.
    E)Her şey göreli olduğu için evreni anlamak mümkün değildir.
    (1992 - ÖYS)
    cevap:B

    11.Ben sevdiğim ve hayran olduğum O'yum
    Sevdiğim de benden başkası değildir.
    Biz bir bedende iki ruhuz
    Tıpkı O'nu görğnce beni de gördüğüm gibi
    Hallac-ı Mansur bu dizeleriyle aşağıdaki düşüncelerden hangisini dile getirmektedir?
    A)Tanrıya varmanın yolu akıl ile değildir.
    B)İnsan ve Tanrı özdeştir.
    C)Mutlulukgönülde aşkı duyarak yaşamaktadır.
    D)Bütün varlıklar içinde yalnızca insanTanrının özünü sezebilir.
    E)İnsan nefsini yok ettikçe Tanrının bilincine ulaşır.
    (1994 - ÖYS)
    cevap:B

    12.Etiğin açıklamaya çalıştığı temel kavramlar aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
    A)İyi - kötü
    B)Varlık - hiçlik
    C)Doğru bilgi - yanlış bilgi
    D)Gerçek - gerçek dışı
    E)Bilinen - bilinmeyen
    (1998 - ÖYS)
    cevap:A

    13.Pythagorasçı okula göre felsefenin amacı
    İnsan ruhunu kurtarmaktır. Mutluluğun insan
    ruhunda aranması gerektiğini ileri süren
    Pythagorasçılar ruhun kurtuluşunun ancak
    bilgi yoluyla saflaşarak ulaşılacak erdemli bir
    yaşayışla mümkün olduğunu savunmuşlardır.
    Buna göre aşağıdakilerden hangisi
    Pythagorasçı okulun bir özelliğidir?
    A) Felsefe alanında sorulardan çok cevaplara
    önem verme
    B) Felsefeyi salt bir düşünme eylemi olarak
    değil aynı zamanda bir yaşam biçimi olarak
    görme
    C) Akla dayalı çıkarımların yanı sıra duyulara
    dayalı bilgiye de değer verme
    D) Bilginin doğruluğunu sağladığı yarara değil
    öğeleri arasındaki tutarlılığa bağlama
    E) Varlığın hem düşünceden hem de
    maddeden oluştuğunu ileri sürme
    (1999 - ÖSS)
    cevap:B

    14.Stoacı görüşe göre insan dünya sahnesinde yalnızca bir oyuncudur. Oynayacağı rolü seçemez oyuna müdahale edemez. Her insanın bu sahne içinde ne yapacağını evrensel akıl belirler. Kişinin kontrol edebileceği tek şey vardır: Kendi tavırları ve tutkuları. İnsan kendisine ne rol verilmişse onunla yetinmeli; sahip olamayacağı şeyler için açlık ve kıskançlık duymamalıdır.
    Stoacıların bu görüşünün dayandığı temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İnsanlar davranışlarını başkalarına örnek olacak biçimde düzenlemelidirler.
    B) Olayları önceden kestirebilirsek onları yönlendirebiliriz.
    C) İnsanın kendine bırakılmış küçük bir alan dışında karşı konulamaz bir yazgısı vardır.
    D) Erdem özgür iradenin ahlâkça iyi olana yönelmesidir.
    E) Duyuların bize sağladığı bilgiler ile aklın sağladığı bilgiler sürekli çatışır.
    (1999 - ÖSS)
    cevap:C

    15.Yaptığımız her eylem dünyamızı şekillendirir. Her eylemimizle aslında ne istediğimize dünyanın nasıl bir yer olması gerektiğine ilişkin zihinsel tasarımızı ortaya koyarız. Yaptığımız her eylem insan olmaya ilişkin bir değeri korur veya o değere zarar verir. Örneğin yoksul birine yardım ederken aslında yaptığımız; “Herkes muhtaç durumdaki kişilere yardım etmelidir.” demektir. Bunu dünyanın her yeri ve herkes için her durumda talep ederiz. Tersine eğer hırsızlık yapıyorsak veya herhangi bir tür hırsızlığa göz yumuyorsak bu; “Hırsızlık yapmak iyi bir şeydir ve dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir kimse hırsızlık yapabilir.” demektir. Bu durumda artık; “Hırsızlık kötüdür.” deme olanağımız ortadan kalkar.
    Bu parçada savunulan görüş aşağıdakilerden hangisiyle özetlenebilir?
    A) İnsan eylemlerinden sorumludur.
    B) Eylemlerimiz bizi mutluluğa götürmelidir.
    C) Eylemin değeri bireye sağladığı faydayla ölçülür.
    D) Hukuk kuralları ahlak kurallarına uygun olmalıdır.
    E) İyi ve kötü göreceli kavramlar olduğu için bunlar hakkında yargıya varmak güçtür.
    (2001 - ÖSS)
    cevap:A

    16.Dünyada kötülük çoğu zaman bilmemekten kaynaklanır. Tek başına iyi niyet iyiyi istemek bir eylemin iyi sonuç vermesi için yeterli değildir. Sadece iyiyi istemekten yola çıkan bir eylem eğer bilgiyle aydınlatılmamışsa kötüyü istemek kadar zarar verebilir.
    Bu parçada savunulan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İyiyi istemek iyinin gerçekleşmesi için yeterli olmasa da ahlaki bir görevdir.
    B) Kötü niyetle yapılan bir eylem de yarar sağlayabilir.
    C) Bilgiye dayalı her eylem iyi niyetle yapılmamış olsa da iyi eylemdir.
    D) İyinin gerçekleşmesi için hem iyinin amaçlanması hem de bilgiden yararlanılması gerekir.
    E) İnsanlık değerlerini korumak ve yüceltmek amacıyla yapılan her eylem iyi eylemdir.
    (2002 - ÖSS)
    cevap: D

    17.İnsan değerlidir.Çünküdoğuştan getirdiği potansiyel ona "iyi insan" olabilme olanağı sunar.Yani kişi uygun ortamda yeterli eğitim alarak yetiştiğindeherhengi bir alanda başarılı olabiliro alanda yaptıklarıyla insanlığa katkıda bulunabilir.
    Bu parçaya göreinsanı "değerli"yapan aşağıdakilerden hangisidir?
    A)Hangi alanda uzmanlaşacağına kendi iradesiyle karar verebilmesi
    B)İyiyle kötüyü ayırt edebilmesi
    C)Uygun koşullar sağlandığında insanlığa hizmet edebilecek yetenekte olması
    D)Özelliklerinin bir kısmını doğuştan getirmiş olması
    E)Her koşulda zorlukların üstesinden gelebilecek potansiyele sahip olması
    (2002 - ÖSS)
    cevap:C

    18.Bir kişi bir eylemin kendini haksız duruma düşüreceğini bile bile o eylemi yapıyorsa bu kişi bilinçli olarak haksızdır. Öte yandan haksızlık alışkanlık haline geldiğinde haksızlıktan kaçınmanın kişinin elinde olmadığı da bir gerçektir. Fakat yine de kişi alışkanlıklarından sorumludur; çünkü o alışkanlıklarının gerçek yaratıcısıdır. Her ne kadar eylemin yinelenmesi alışkanlığa neden olsa da eylemin dayanağı özgürlüktür.
    Bu parçada savunulan görüşün temelindeki düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Alışkanlıklar yaşamı kolaylaştırır.
    B) Toplum bireylere sorumluluklarını hatırlatmalıdır.
    C) Haksız eylemleri yapanlar cezalandırılmalıdır.
    D) Sınırsız özgürlük olumsuzlukların nedenidir.
    E) İnsan ahlakla ilgili eylemlerinde özgürdür.
    (2003 - ÖSS)
    cevap:E

    19.Ahlaki yaşamımızda sezgisel anlayış en yüksek kavrayışlar için zorunludur. Sadece kurallara mekanik bir biçimde uyma ya da kalıplara öykünme bizi uzağa götürmez. Yaşama sanatı eski rollerin bir provası değildir.
    Bu görüşü benimseyen bir kişinin aşağıdakilerden hangisini reddetmesi beklenir?
    A) Etik yaşamın varlığını
    B) Sezgisel kavrayışların önemini
    C) Yaşama sanatının varlığını
    D) Kuralların zamanla değiştiğini
    E) Evrensel ahlak yasasının varlığını
    (2004 - ÖSS)
    cevap:E

    20.Bergsonokura vermek istediği her şeyi yayımlamış olduğunu belirterek bundan sonra yazdıkları arasında bulunabilecek her türlü metninmetin parçasının kendi isteği dışında yayımlanmasını yasaklamıştır.Fakat öülümünden sonraibu yasak çiğnenmiştir.Bergson'un topluma mal olduğu öne sürülmüş ve bazı konuların açıklığa kavuşabileceği düşünülerek birçok yazısı yayımlanmıştır.Böyle bir tutum haklı görülebilir;ama etik açıdan da bizi rahatsız eder.
    Parçada sözü edilen tutumun etik açıdan rahatsız edici olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Tarihi zorunlulukların dikkate alınması.
    B) Toplum yararının gözetilmemesi.
    C) Bazı konuların açıklığa kavuşturulması.
    D) Filozofların topluma mal olmuş kişiler olarak düşünülmesi
    E)Kişi hakkının göz ardı edilmesi
    (2005 - ÖSS)
    cevap:E

    21.İyiyi isteyen iyinin ne olduğunu bilenden daha güvendedir. Çünkü
    ilki hata yapsa da hep hoşgörü ile karşılanır; ikincinin hatalarıysa
    çoğu kez affedilmez
    İyinin ne olduğunu bilenin hatalarının hoşgörü ile karşılanmayışı
    aşağıdakilerden hangisine bağlanabilir?
    A) Hata yapabileceğini kabullenmesine
    B) Vicdanını rahatlatmaya çalışmasına
    C) Yanlışı bile bile yapıyor olmasına
    D) Başkalarının sorumluluğunu üstlenmesine
    E)Toplumsal değerleri önemsemesine
    (2005 - ÖSS)
    cevap:C

    22."Bir çocuk ağaca çıkmak ister ve siz bunu yasaklarsanız çok öfkelenir. Oysa deneyip de tırmanamayacağını kendisi anlarsa fiziksel olanaksızlığını kabullenir." Bu parçaya dayanarak aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir? A) Özgürlüğün sınırları topluma göre değişir.
    B) Toplumun yararını göz önünde bulundurarak kişisel özgürlükleri sınırlandırmak gerekir.
    C) Amaca ulaşmak isteyen kişi her yolu dener.
    D) Yasalar toplumun örflerine göre hazırlanmalıdır.
    E) Özgürlüğün karşısındaki toplumsal engeller tepkiye neden olur
    (2005 - ÖSS)
    cevap:E

    23.Acı çekenlere acımak insanca bir şeydir. Herkese ya-
    raşır acımak ve herkes acımasını bilmelidir. Yarası
    olanlarla duygu ortaklığı gerçekten ahlaki bir yakla-
    şımdır.
    Bunları söyleyen kişiye göre ahlaki eylemin
    amacı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Doğru bilgiye ulaşma
    B) Yarar elde etme
    C) Ödevini yerine getirme
    D) Mutluluğa ulaşma
    E) Başkalarını anlama
    (2006 - ÖSS)
    cevap:E

    24.Başkalarının dertlerini inceleyip kendi dertlerini bilmeyen bilginlerle çalgılarını akort etmesini bilip de yaşayışlarını akort etmeyi bilmeyen müzikçilerle adaletten söz etmeyi öğrenip adaletli davranmayanlarla alay edermiş Kral Dionysius. Bu parçada Kral Dionysius’un alay ettiği belirtilen kişilerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Bilgilerinin yetersizliği
    B) Olaylara farklı açılardan bakmamaları
    C) Bildiklerini yaşama uyarlamamaları
    D) Öznel olmaları
    E) Olduklarından farklı görünmeleri
    (2007 - ÖSS)
    cevap:C

    25.Yaptığı iyiliği başkaları duysun diye kendine daha fazla değer verilsin diye yapan veya doğruluğu dillerde dolaşmak koşuluyla doğru olan adamdan pek hayır gelmez. Oysa sanıyorum Ahmet birçok onurlu iş gördü. Fakat şimdiye kadar bu işleri o kadar gizli tuttu ki onlardan söz etmiyorsam suç benim değildir. Ahmet’i erdemli kılan parlak görünmek isteği değil parlak işler görmesidir.
    Bu parçaya göre iyi işler yapan birinin erdemli olması aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
    A) İyi olarak anılmasına
    B) Gösterişten sakınmasına
    C) Vicdanen rahat olmasına
    D) “İyi”yi istemesine
    E) Doğru adam olmasına
    (2007 - ÖSS)
    cevap:B.

    26.Okunu hedeften öteye atan okçu okunu hedefe ulaştıramayan okçudan daha başarılı sayılmaz. İnsanın
    gözü karanlıkta da iyi görmez fazla ışıkta da. İyiliğin aşırısı olmaz aşırı oldu mu zaten iyi değil demektir.
    Erdemli kişi bunların farkında olan kişidir.
    Bu parçada sözü edilen “farkındalık” durumu aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilebilir?
    A) Amaca sahip olmayla
    B) Kötülükten kaçınmayla
    C) İsteklerini bastırmayla
    D) Kendini düşünmeyle
    E) **çülü olmayla
    (2008 - ÖSS)
    cevap:E
    ''Büyümeden yaşlandım ben Hayat bana ilk gördüğüm insanların İlk gördüğüm gibi olmadığını öğretti''






    Siverekli


  5. #5
    Kayıtlı Üye
    ProfessionaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üye No
    12
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2012
    Nereden
    کıκıитı Чσκ
    Mesajlar
    37.055
    İlişki Durumu: İlişkisi yok
    Konular
    25450
    Teşekkür
    88
    481 mesaja 550 teşekkür aldı
    Blog Entries : 172
    Ruh Hali
    Meskul
    Mentioned
    101 Post(s)
    Etiketler
    223 Konuda Etiketlendi
    Tecrübe Puanı : 2049
    Array
    Durumu
    Offline


    Cevap: felsefeye giriş, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlak felsefesi çıkmış sor

    VARLIK FELSEFESİ

    1)Felsefi görüşlerinde otobüsü bir düşünceden ibaret sayanlarotobüsün altında ezilmemek için hızla karşı kaldırıma koşarken onun düşünceden ibaret olmadığını çok iyi anlarlar.
    Bu cümlede eleştirilen görüş hangisidir?
    a)Bilginin tek kaynağı duyumdurduyumlardan geçmeyen bilgi düşüncede var olamaz
    b)Bilinebilir olan yalnızca olgudur
    c)Varlıkları yaratan düşüncedirdüşüncenin dışında nesnel bir dünya yoktur
    d)Bilgi ancak gözlem yoluyla elde edilebilir.
    e)Bilgigözlem ve düşünmenin belli bir birikimi sonunda birdenbire gerçekleşir.
    (1989 - ÖYS)

    2)İnsan aklı öyle sorular tarafından rahatsız edilmektedir ki akıl onları ne çözebiliyor ne de yadsıyabiliyor...sözü edilen problemlere örnek olarak bilgininevrenindevletinhak ve adaletin kaynağını araştıran problemler gösterilebilir.Bilim bu problemlere bir varsayımdan hareket ederek yaklaşabilir.Fakat varsayımdan hareket etmek problemi çözmek demek değildir.
    Bu tür problemlerle hangi felsefi disiplin ilgilenir?
    a)metafizik
    b)etik(ahlak felsefesi)
    c)felsefi antropoloji
    d)epistomoloji
    e)doğa felsefesi
    (1990 - ÖYS)

    3)Milet felsefe okulu düşünürlerinden
    -Thales yeryüzü ve gökyüzü her şeyin sudan türediğini
    -Anaksimandros doğada varolanların Apeirondan meydana geldiğini
    -Anaksimenes var olan her şeyin sıcak nefes adını verdiği havadan oluştuğunuileri sürmüştür.
    Bu görüşlerMilet felsefe okulunda aşağıdaki sorulardan hangisine yanıt arandığını gösterir?
    a)Evren değişebilir mi?
    b)Bilgimiz ne ile başlar?
    c)İnsanaklıyla evreni kavrayabilir mi?
    d)Sonsuz olan nedir?
    e)Evrenin ilk ögesi nedir?
    (1991 - ÖYS)

    4)Aşağıdakilerden hangisi metafizik bilginin özelliklerinden biri değildir?
    a)Bilimin sunduğu bilgilerin sınırı içinde kalması
    b)Soyut kavramlara dayanması
    c)Evreni bir bütün halinde ele alan açıklamalara dayanması
    d)Mantık ilkelerine uygun olması
    e)Çözülmemiş sorunlarla ilgili olması
    (1994 - ÖYS)

    5)İnsanoğluönceleridoğadaolup bitenlerin kendinden daha güçlü olduğuna inandığı bazı varlıklardan kaynaklandığını düşünmüşbu varlıkların yardımını sağlamak için büyüye başvurmuşlardır.Daha sonra doğada olup bitenlerin kaynakları olarak Thales suyuAnaksimenes havayıHerakletios ateşi göstermiştir.
    Buna göredoğada olup bitenleri açıklamada ThalesAnaksimenes ve Herakleitos un yaklaşımını öncekilerden ayıran temel fark hangisidir?
    a)Gözlem ve deney sonuçlarından yararlanma
    b)Doğadaki varlık ve olaylara anlam verme
    c)Olup bitenleri birden çok nedene bağlama
    d)Doğada olup bitenleri doğal güçlerle açıklama
    e)Düşünmede sonuçtan çok sürece önem verme
    (1994 - ÖYS)

    6) - Var olan herşey maddedir.
    - Duyum ve düşünce insan organizmasının bir hareketidir.
    - Evrende hiçbir rastlantı yoktur.Herşey mekanik bir nedensellik sonucunda ortaya çıkar.
    Bu görüşler felsefe akımlarından hangisine aittir?
    a)Pozitivizm
    b)İdealizm
    c)Materyalizm
    d)Emprisizm
    e)Rasyonalizm
    (1995 - ÖYS)

    7)Herakletios'a göre;
    - Gölge ve ışıkkötülük ve iyilik birbirinden ayrılmaz;onların doğası bir ve aynıdır.
    - Heran bir şeyin ölümü ya da doğumu evreni var eder ve güçlü kılar.
    - Tanrıgün ve gecedirkış ve yazdırsavaş ve barıştırverimlilik ve kıtlıktır.
    Herakletiosbu örneklerle hangi kavramı açıklamaktadır?
    a)Evrensel dönüşüm
    b)Karşıtların birliği
    c)Paradigma
    d)Kaos
    e)Töz
    (1997 - ÖYS)

    8)Aşağıdakilerden hangisi varlık felsefesinde ele alınan sorulardan biri değildir?
    a)Var olan tanımlanabilir mi?
    b)Maddenin temelini ne oluşturur?
    c)Evren sonlu mudur?
    d)Vicdan güvenilir bir yol gösterici midir?
    e)Evrende nasıl bir düzen vardır?
    (1998 - ÖYS)

    9)Thales'e göre evrendeki herşey tek bir ana maddeden türemiştir.Anaksimenes ve AnaksimandrosThales'in bu görüşünü paylaşmakla birlikteana maddenin niteliği konusunda onunkinden çok farklı görüşler ortaya atmışlardır.Burada asıl önemli olanAnaksimenes ve Anaksimandros'un Thales'in savını herhangibir otoriteye ters düştüğü gerekçesiyle reddetmek yerinemantık ve deneyimlere aykırı olduğunu göstererek çürütmeye çalışmalarıdır.Bu tavır o dönem için çok yenidir.Çünkü o güne kadarevrenle ilgili herşey doğaüstü güçlere bağlanarak inanç konusu kabul edilmiş ve hiçbir zaman tartışılmamıştır.
    Bu parçaya göreAnaksimenes ve Anaksimandros aşağıdakilerden hangisine öncülük etmişlerdir?
    a)Akılcı gerekçelere ve olgulara dayalı eleştiriye
    b)Deneysel yöntemle yapılan araştırmalara
    c)Bilgiye değer veren toplum düzeni arayışlarına
    d)Devlet otoritesine karşı çıkan görüşlere
    e)Meslektaşlar arasında dayanışmaya
    (1999 - ÖSS)

    10)- Güzelliğin on par'etmez şu bendeki aşk olmada diyen Aşık Veysel ile
    - Varolmak algılanmış olmaktır diyen Berkeley'in
    bu görüşlerinin ortak yönü aşağıdakilerden hangisinin vurgulanmasıdır?
    a)Soyut olanın önemsiz olduğu
    b)Somut olanın önemsiz olduğu
    c)Asıl olanın nesne olduğu
    d)Asıl olanın özne olduğu
    e)Değerlerin belirsiz olduğu
    (2006 - ÖSS)

    11)Immanuel Kant "Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Önsöz" adlı yapıtındametafiziği uğraşmaya değer bulan herkesi "Acaba metafizik gibi bir şey hiç olanaklı mıdır?"sorusunu sormasının zorunlu olduğuna ikna etmeyi amaçladığını söyler."Eğer metafizik bir bilimsenasıl oluyor da diğer bilimler gibi genel ve sürekli onay kazanmıyor?Yok değilsenasıl oluyor da bilim kisvesi altındadurmadan böbürlenerek insanın anlama yetisini oyalıyor?Ayrıca diğer bilimler ilerlediği halde o hep aynı yerde dönüp duruyor."diye devam eder.
    Parçaya göreKant'ın metafiziğe yaklaşımının aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?
    a)Bilimle eş değer görme
    b)Reddetme
    c)Sorgusuz sualsiz benimseme
    d)Eleştirel olma
    e)Sistemli olmasını sağlama
    (2007 - ÖSS)

    12)Ben olmayınca bu güllerbu serviler yok
    Güzel gözlertatlı diller yok
    Sabahlarakşamlarsevinçlerta salar yok
    Ben düşündükçe var dünyaben yoksam o da yok
    Bu dörtlükvarlık felsefesinde öne sürülen aşağıdaki görüşlerden hangisini desteklemektedir?
    a)Dış dünya bireyden bağımsız olarak vardır
    b)"Varlık"ın varlığı onu düşünen bireye bağlıdır.
    c)Bazı şeylerin varlığı somuttur
    d)Soyut varlıklar düşünebilir varlıklardır
    e)Sevgi her şeyi var kılar
    (2007 - ÖSS)

    13) Umberto Eco'ya göre insan zihnikendi dünyasını belirlersonra da bu kendi belirlediği dünya içinde değerini oluşturur.Küçük bir çocuğun kendi hayalinde oluşturduğu canavarlardan korkması gibiyetişkinler de kendi hayalinin ürünü olanabunun hayal ürünü olduğunu bilseler bile inanmayı sürdürürler.
    Bu parçadan aşağıdaki sonuçlardan hangisi çıkabilir?
    a)İnançların gizli kalması gerektiği
    b)İnanmanın temelinde korkunun bulunduğu
    c)İnancın nesnesininzihni ürünü olduğu
    d)İnsanın bir şeylere inanmak zorunda olduğu
    e)İnanmanıninsanı diğer canlılardan ayıran bir özellik olduğu
    (2008 - ÖSS)


    cevap anahtarı:
    1-C 7-B 13-C
    2-A 8-D
    3-E 9-A
    4-A 10-D
    5-D 11-D
    6-C 12-C
    ''Büyümeden yaşlandım ben Hayat bana ilk gördüğüm insanların İlk gördüğüm gibi olmadığını öğretti''






    Siverekli


 

 

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 4 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 4 misafir)

Benzer Konular

  1. Ahlak Felsefesi .
    Konu Sahibi ProfessionaL Forum 11.Sınıf Felsefe ve Din Kültürü
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Ekim.2012, 00:05
  2. Ahlak Felsefesi | Sorular
    Konu Sahibi ProfessionaL Forum 11.Sınıf Felsefe ve Din Kültürü
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 23.Ekim.2012, 00:02
  3. İslam Felsefesi ve Doğu Felsefesi
    Konu Sahibi PearLy` Forum Felsefe
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Eylül.2012, 15:25
  4. Ahlak Felsefesi
    Konu Sahibi eLiFSu Forum Felsefe
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Temmuz.2012, 17:10
  5. Varlık Felsefesi
    Konu Sahibi eLiFSu Forum Felsefe
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Temmuz.2012, 17:09

Bu Konuyu Okuyan Üyeler 25.Kasım.2013, 11:41 : 0

Eylemler :  (Tarihe Bak)  (Tarihi Kapat)

Bu isimlerin listesini görüntülemek için izniniz yok.

Ziyaret Eden Üyelerin isimleri Yönetici Tarafından Kapatıldı !

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı Cık